...

12/2/2007 - kanlı elmas

Kategori: sinema

 Ben iyiyim hem de hamd Rabbe  olsun çok iyiyim... Arada duygu birikintimi başka bir kimliğe bürünüp çıkartıveriyorum aman sakın üzülmeyin...

 

  Bu hafta çok güzel bir filme gittim ve sizinde gidip izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Gerçekten paramın hiçbir  kuruşunun heba olmadığını düşünüyorum. Mesela geçen aylardan birinde Maç sayısı diye bir filme gitmiştim Allah ım ne berbat bir filmdi yahu o öyle. Yukarıdaki sarkan mikrofon bile vardı kare içersinde...

 

 

 

 Neyse efendim filmimiz KANLI ELMAS (gerçektende kanlı) oyunculuk harika konu harika Afrika harika herşey herşey mükemmeldi... İnsanların küçücük bir taş parçası için birbirlerini heba etmeleri ve bunun çok çok normal olması Afrika’nın aslında ne kadar kötü bir halde olduğunu bir daha gösterdi bana. Babalık duygusunu ve insanların acziyetini gösterdi... o taşları pahalı olmasını sağlamak için oradaki karışıklığın özellikle durdurulmaması... insanların para hırsını bir daha hatırlattı bana... umurlarında olmayan canlar.. daha neler neler buldum filmde anlatamam size ancak izlediğinizde sizde yaşayabilirsiniz... 

 

Bir yerlinin filmdeki bir sözcüğü beni hem güldürdü hem de güldüğüme pişman etti...burada  altın, elmas çıktı umarım petrol bulmazlar...

 

Israrla izleyin..  

 

Veee pazartesiniz umarım çok güzel başlamıştır... hiç mırıldanmayın hafta sonuna çok var

 

Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/1/2007 - ....

Kategori: sinema

Her şey yüzyılın başında, hızla değişen Londra'da başlar. Sihirbazların ünlü ve en üst mertebede idol olarak kabul edildikleri bir zamanda, iki genç sihirbaz şöhrete giden yolu çizmeye başlarlar. Gösterişli, sofistike Robert Angier (Hugh Jackman) tam bir şovmenken, yontulmamış ve gelenekçi Alfred Borden (Christian Bale) sihirli fikirlerini gösterme yeteneğinden yoksun, yaratıcı bir dahidir. Birbirlerini takdir eden arkadaşlar ve ortaklar olarak yola çıkarlar. Ama en büyük numaraları ters gidince, aralarında ömür boyu sürecek bir düşmanlık başlar; ikisi de bir diğerini geçme ve altüst etme niyetindedir. Sürdürdükleri aşırı rekabet, her numarayla, her gösteriyle daha da büyür; ta ki sınır tanımayana, hatta elektriğin yeni ve inanılmaz güçlerini ve Nikola Tesla'nın bilimsel dehasını işin içine dahil edene dek... Herkesin hayatı pamuk ipliğine bağlıdır. El çabukluğuyla sunulan sarsıcı sürprizlerle dolu film; inancın güvenin ve mümkün olanın en uzak, en karanlık sınırlarının keşfedildiği heyecan dolu bir dünyaya dalar.

 

Aslında Bayramın son günü yaptığım bir etkinlikti. Size yazmaya fırsat bulamadım.

Film ailecek izlenecek bir film...

Ben beğendim...

bu hafta sonuda Tatil filmine gitmek istiyordum ama nasi olmadı nasipse  haftaya gideceğim...

 

ve dün akşam bir kez daha anladım ki harika bir şehirde yaşıyorum

her köşesi birbirinden harika...

herköşesi diyorum çünkü dün akşam ilk önce piereloti'de türk kahvesi içmeye gittik manzara harikaydı oradan teleferikle eyüpe indik meşhur simitlerinden bir kez daha tattım.çıkışta mezarların arasından yürüdük esat çoşanı ve necp fazılı da unutmadık. ben biraz ürktüm ama neyse...

 Aslında oradan taksime filme gidecektik ama sevgili ablam istemediği için gidemedik. biz de çamlıca tepesine gittik hava çok soguk oldugu için ve gece ayazı çıktığı için çok fazla duramadık ama manzara takdire şayandı.işte tam övülecek şımartılacak İstanbul ayaklarımızın altındaydı. soğuğa çok fazla dayanamadık ve oradan da ayrıldık fotograf makinasının pilleri boşaldıgı için maalesef fotograf çekemedik. ah enişte ahhhh fotograf makinasının pillerini doldursaydın yaaa....

ve sevgili nişanlım bizi okuluna boğaza götürdü orası da harika manzaralarla doluydu.

Rumeli hisarı tam yanımızdaydı. denize yakamoz vurmuştu. gece vakti çok fazla duramadık ama baharda görülecek çok şeyi olduğu kesindi.

işte bu yüzden diyorum ki takdire, şiirlere, romanlara sığmayan şımartılacak bebek gibi  bir şehirde yaşıyoruz.

                                                                         tuğba

 

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/3/2006 - perşembe tıntınları

Kategori: sinema

Layd ve centılmen  ay böle mi yazlıyordu.

Amarikan filmlerindeki bu hitaba bayılıyorum. Ortadan bir adam çıkar ve bu repliği söyler  J adam kendine güvnerek o topluluktan atılır ortaya

Baylar ve de bayanlarrrrr

Ay ne ilginç takıntılarım var benim yahu

Birde warner bross (heralde böle yazılıyordu) yada ne ise işte. Orada seslendirme yapan adamın sesi resmen sinemaya o adamın sesi çekiyor milleti. Bu aralar pek film yok gibi sinemalarda ya da kayda değer mi denmeli tabi bu benim açımdan. Geçen bir filme gittim Maç sayısı diye pek beğendiğim söylenemez 3 dalda ödü adaıyıdı o zaman daha ödüller dağıtılmamıştı duymadım ödül aldıgını hoş film set hatalarıyla doluyken nasıl ödül alabilirdi ki! Adamın mikrofonunu yukarıdan sallınıyordu ve bu ekranda alenen gözükuyordu. Birkaç sahnede de aynı kare; mikrofon yukarıda. Olmadı neredeyse set ekibini çekeceklermiş J

Neyse efenim film turk filmi gibi başladı ama sonunda kötü kazandı. Aslında alınabilecek bir dersi vardı filmin o yüzden nefret etmedim. Çıkarılacak ders efendim olacak ile olmayacakların küçücük mesafelerle belirlenmesiymiş. Aynı tenis topunun arada kalması gibiymiş. Ya benım kaleme ya da karşı tarafın kalesine sayı olacak gibi bir şey amnnnn   ne çok da kayda değer bir film değildi. Galiba bu aralar sinema olayını biraz azaltmalıyım malumunuz para biriktirmemiz gerek J

Bugün güzel bir gün bahar kendini bayagı bir belli etti dogrusu....

Aslında ne yapmak istiyorum birliyor musunuz?

Bir yere kapanıp milyonlarca film izlemek istiyorum

Nasıl fikir ama!!!

 

 

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/2/2006 - kurtlar Vadisi

Kategori: sinema

Harika Bir Film

Ağlamaktan Kırılsamda...

O Kadar Gerçekçi ki...

Zaten Film Bu Üzülme Diyemiyorsun...

Çünkü İnanıyorum...

Bunların Ve Bunlardan Başka Daha ne çok Şey Yaşadılar...

Evlerinden Oldular...

Kalbimde Herzaman Kanayan Bir yara...

Şimdi Biraz Daha depreşti Görünce...

Hele İlk Sahnelerinden Biri Olan Oteldeki Konuşmalar...

Donunuzun Lastiğini Bizden Alıyorsunuz...

Bu Repliği Unutmayacağım...

Ve o Organ Buzdolaplarını da...

Ve o Kamyonu da...

Ve Hiçbir Şeyi...

Tavsiye Ediyorum...

Irağı Bir daha Görelim...

Orada Hala İNsanlar Öldürülüyor...

Bu Sabah başka bir Dayak cinayeti Daha Gördüm...

Rabbim Büyüktür..

Rabbim Görendir...

Elbet Birşey olacak...

Elbet Batıl Yok olacak...

Rabbim Acizlerin Yanındadır...

Dua... Dua... Dua...

 

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/1/2006 - babam ve oğlum

Kategori: sinema

buram buram kalite kokan bir film türkler gerçekten bu işi kavramaya başladılar yeşilçamı saymıyorum yeşilçam tamamen harika filmler çıkarmış yeşilçamdan sonra gelen sinema filmleri izlenmiyordu artık bazı şeyler kavrandı diye düşünüyorum  bazı sahnelersiz filmin izlenmeyeceğini düşünen yapımcıların aklı başına geldi sanırım. bakın böyle daha rahat izleniyor herkes ailesiyle artık türk sinemasına gidebiliyor.

gerçekten çok beğendim filmi ve taksimdeki fitaş salonunu takip eden ben ilk defa haftalardır 1. salonda uzun kalan film olarak gördüm genelde 1. salonda bir film sadece 1, 2 hafta kalırdı  ama babam ve oğlum bir kaç haftadır 1. salonda full işini yapıyor. ağlamaktan mahvoldum sevdiklerimi sanki ben kaybettim filmde gerçekten izlenmeye değer

başta hümeyrayı ve filmdeki bütün oyuncuları tebrik ediyorum hiç bir oyuncu filmden çürük elma olarak çıkmadı hepsi hakkıyla hakkından daha fazlasını vermiş oyunculuguna vede filme.

tebrikler.

galiba bütün tatilimi sinema salonlarında geçirdim

ama mutluyum ve mutluydum teşekkürler...

 

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

TUGBA

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

mag0323
milkboy
esin
dilbeste
desertrose
filiztulu
ikizler
ecemsu
ilkayoguzhan
shekkercik
ebrese
kartopum
suzidil
barok
temizekran
tuense
biolog
kelebekk
acar6
yaz
isra
9mart
rehguzar
serinmavi
birlikteyiz
burakcam
nebu
asfur
tulinozen1